Kişisel Veri in, Telefon Dinleme out. Big Data’nın Yükselişi!

Hayatımızın olmazsa olmazları arasına giren elektronik cihazlar, internetin yaygınlaşması ile birlikte ekmek, su kadar vazgeçilmez oldular. Cep Telefonu gibi cihazlarda “güvenlik” denilince ilk aklımıza gelen “hükümetlerin bizi dinlediği” paranoyası. Oysa ki kişisel veri bağlamında telefon güvenliği ve gizliliği, toplulmumuzun çoğunu oluşturan sade vatandaşlar açısından, konuştuklarımızın dinlenme olasılığından daha önemli ve dikkate alınması gereken bir konu.

Cep telefonunuza ne kadar güveniyorsunuz? sorusunu evinizdeki akıllı TV‘lere, önümüzde ki yıllarda yaygınlaşacak tüm beyaz eşyalarınızı içine alan akıllı ev sistemlerine, aracınıza ne kadar güveniyorsunuz? şeklinde genişletmenin zamanı çoktan geldi. Kişisel veri kaynağı olarak buzdolabı yada çamaşır makinenizden toplanabilecek bilgileri hayal bile edemezsiniz.

Tanıdıklarımız bile evimizde misafir ederken evimizin mahrem kısımlarını göstermemeye gayret ederken, bilmediğimiz, tanımadığımız teknolojileri ne kadar yakınımıza yaklaştıracağız?

3. Dünya savaşı “su” savaşı olacağı öngörüsü çoktan rafa kaldırıldı. Bugünün savaşları “Bigdata” üzerinden olacaktır. ABD’nin Çin firması Huawei’e yaptırım uygulamasını sadece ticari kaygı ve dış güçlerin oyunu olarak görenlere tatlı rüyalar diyerek konumuza girelim.

Modern çağın en önemli buluşu olarak görülen internet bile bugün bir kesim tarafından ilkel bir iletişim aracı olarak tanımlanıyor. Bu yorumu yapanlar interneti merkeziyetçi, filtresiz, tek boyutlu, güvenli olmayan ve kablolara bağımlı bir yapı olarak görüyor. İnternetin yerine ikame edilmek istenilen Blockchain bile geleceğin ışık hızı ve madde bağımsız teknolojilerine göre ilkel olarak addediliyor.

Soru?

İnternet’te neden bir çok yazılım ve uygulama büyük firmalarca ücretsiz sunulmaktadır?

Örnek: Google, Gmaıl, youtube, navıgasyon uygulamaları vb.

Bu sorunun cevabını bilen zaten Bigdata’yı çözmüştür. Günümüzde veri her şeydir. Ama bu veri sanıldığı gibi kişilerin istihbari bilgilerini kapsamamaktadır.

Günümüzde Rusya’nın ABD seçimlerine Facebook’dan elde ettiği kişisel veriler üzerinden müdahale ettiği iddiası ciddi bir şekilde tartışılırken, bizler instagram hikayeleri aracılığı ile kişisel verilerimizi hoyratça ortaya saçıyoruz.

Teknolojinin getirdiği imkanları bizleri manuple etmek için kullanan hükümetler ve uluslararası şirketler ise big data olarak adlandırılan korkunç büyüklükteki bilgi hazinesi ile bizleri yönetmeye devam ediyorlar.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*